Yataka arkadaşlığı yani sadece seks amacıyla bir araya gelme durumu...
SAHİPLENMEK KISKANMAK YASAKTIR"
Bu tarz ilişkilerde hiçbir
kısıtlama olmadığı için geceyi beraber geçirme ya da ertesi gün telefon
etme zorunluluğu da yoktur. Sahiplenme, kıskanma gibi duyguların tamamen
yasak olduğu bu ilişki türünde, aşk ve seks birbirine
karıştırılmamalıdır. Yorganın altında olanlar da sadece o iki kişiyi
ilgilendirir. Ayrıca, bu iki kişi, kendi hayatından sorumlu olup,
birbirinin hayatını bilmeleri gerekmemektedir. Ancak, her ne olursa
olsun, duygunun dışlandığı yatak arkadaşlığı, insanın doğasına
aykırıdır.
AŞKSIZ SEKS OLUR MU?
CİSED Genel Başkanı Psikiyatrist Doç. Dr. Cebrail Kısa ise
düzenli bir ilişkiye zaman harcamak istemeyen Amerikalı ve Avrupalı
kadınlar arasında başlayan bu tarz ilişkileri yaşayanların özellikle
evli ve aşk beklentisi olmayan, sır tutabilen, kıskançlık, kısıtlama
gibi duygusal dürtülerini kontrol edebilen, aile ve sosyal çevrelerinin
dışında olan kişileri seçtiğini belirtiyor.
Doç. Dr. Kısa: "İlk bakışta böyle bir ilişki şekli cazip gelse de,
sonu genellikle hüsranla bitmektedir. Zamanla kullanan-kullanılan bir
ilişkiye dönüşecek olan yatak arkadaşı ilişki biçimi, kullanılan kişinin
kendini değersiz hissetmesine ve bunun sonucunda da ağır bir depresyona
girmesine neden olabilecektir. Bazı bireylerde, yatak arkadaşlığı
kontrolden çıkarak, kişiyi seks bağımlısı haline getirebilir. Bu, terapi
gerektiren bir cinsel işlev bozukluğudur. Bunun dışında, sürekli
değişik insanlarla birlikte olmak cinsel yoldan bulaşan hastalıklara da
davetiye çıkartmaktadır." dedi.
İYİLEŞMEYEN AŞK ACISI KİŞİLERİ YATAK ARKADAŞLIĞINA ZORLUYOR
Psikolog Serap Güngör de; "Yatak arkadaşlığını seçen kadın ya da
erkek, geçmişinde genellikle iyileşmemiş bir aşk acısı yaşamış
kişilerdir. Bu kişiler, tekrar acı çekmemek için yeni bir duygusal
ilişkiye girmek istemez." dedi. Güngör'e göre; "Canının istediğiyle
özgürce birlikte olmak, sorumluluktan uzak rahat bir cinsellik yaşamak,
bu tip aşk yarası olan bireyler açısından bir onarım ilişkisi ve
depresyonla baş etme şekli olarak görülmektedir. Fakat, bu tarz bir
savunma mekanizması çözüm olmamakla birlikte, kişinin kendine olan
özgüven ve saygısını kaybetmesine ve hatta daha ciddi ruhsal sorunlara
da yol açabilmektedir." Kişilerin aşk acısını genellikle tek başına
aşmaya çalıştıklarını ancak, bazı kişilerin geçmişten gelen olumsuz
çocukluk yaşantılarından dolayı bu süreci aşamayıp, yatak arkadaşı gibi
yanlış yollara saptıklarının altını çizen Psk. Güngör; "Yoğun üzüntü,
terk ve kayıp gibi duygular için gerektiğinde terapi yardımı almak
yararlı olacaktır." dedi.
YA SONRA…
"Başlarda, haftada bir kez, yalnızca cinsel ilişki için buluşuyorduk.
Zamanla ona âşık olduğumu hissettim ama o, benim yalnızca bedenimle
ilgileniyordu. Kendimi kullanılmış bir paçavra gibi hissetmeye ve
kendimden nefret etmeye başladım." şeklinde cümlelerin kurulduğu yatak
arkadaşlığının olumsuz sonuçlarına dikkati çeken Psikolog Kemal Özcan;
"İster istemez işin içine duygu karışma ihtimali nedeniyle, her iki
tarafında, başlangıçta koyulan kurallara uyması pek de olanaklı
olmayabilir. Bu durum, zamanla ilişkiyi içinden çıkılmaz bir sorun
yumağına dönüştürebilir. Bu sorunlar, taraflardan birinin diğerine âşık
olması ya da karşısındaki bireyden daha fazlasını istemesi gibi bir
durumla sonuçlanacağı gibi ilişkinin tek taraflı sonlandırılması
durumunda kişinin kendini kullanılmış ve terk edilmiş hissetmesi
şeklinde de örneklendirilebilir. Bu nedenle, duygusal tatminsizlik
yaşama, kendini kullanılmış hissetme, toplum tarafından hoş karşılanmama
kaygısı ve zamanla yatak arkadaşına aşık olma riski üzerinde durulması
gereken önemli sorunlardır." dedi. Genellikle var olan bir arkadaşlığa
sonradan cinsellik eklendiğinde, bu ilişkinin sonlandırılması halinde,
eskiden kalma arkadaşlığında sonlandırılmış olacağının altını çizen
Özcan; "Kişiler dostluk ve arkadaşlık ile cinsel dürtüler arasında bir
seçim yapmalıdır." dedi.